Salgın ve Değişen Düzen
Salgının etkileri neler?
salgın, değişim, yaşam
1339
post-template-default,single,single-post,postid-1339,single-format-standard,bridge-core-2.0.5,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-19.2.1,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.5,vc_responsive

Salgın ve Değişen Düzen

Salgın ve Değişen Düzen

Salgınla Yaşamak

Selam sevgili dostlar, umarım her şey yolundadır. Bugün günler sonra ofise gelmenin mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum. Meğer ne kadar kıymetliymiş yaşadığımız her gün, her saniye. Masaya oturduğumda ilk düşündüğüm şey ofiste olmanın, sevgili arkadaşlarımı görmenin beni ne kadar mutlu ettiğiydi. Sonra aklımdan; sıradanmış gibi gelen bir günün aslında öyle olmadığı her an sürprizlerle dolu olduğu geçti.

Salgının Etkileri

Salgın dönemi hepimize pek çok şey öğretti. Aslında sıradan olan her şeyin hiç de sıradan olmadığını anlamamızı sağladı. Birtakım yeni alışkanlıkları beraberinde getirdi ve pek çok alışkanlığı geride bırakmamıza neden oldu. Mesela artık istediğimiz zaman başkalarıyla bir araya gelemiyoruz. İstediğimiz mekanlarda sevdiklerimizle bir araya gelip zaman geçiremiyoruz. Uzun süredir maske takıyoruz. Sizi bilmem ama ben gözlük taktığım için çok zorlanıyorum.

Hep evde olmak ve çekirdek aile ile vakit geçirmek, ilk dönem çok keyifli ve bereketliydi. Ama zaman ilerledikçe ve biz pek çok şeyden mahrum kaldıkça bu birliktelik de zorlaşmaya başladı. Sürekli aynı yüzleri görmek ve yaşam alanlarına ister istemez dahil olmak iki tarafı da sınırlar bakımından zorladı. Evde uzun süre kalınca ve pek çok şeyden mahrum kalınca bazen olmadık şeylere sinirlendik. Bazen yapmayacağımız şeyler yapıp karşı tarafı da üzdük. Bencilce davranıp diğerlerini düşünmeden sadece kendi  istediğimiz şeyleri yaptığımız zamanlar da oldu. Bazen odaya kapanıp dakikalarca içinde bulunduğumuz duruma ağladık, içerledik hatta durumu kavramaya çalıştık. Kötü haberleri almanın üzüntüsünü yaşadık, biz de ağladık. Kimi zaman da içinde bulunduğumuz duruma ayak uydurmaya çalıştık. Bir ara sürece o kadar çok alıştık ki evde yapmadığımız şey kalmadı. Ekmek, makarna, lahmacun, pide, börek, çörek ve bir sürü yeni tarif, hepsi geçti mutfağımızdan. Sonuç maharet arttı ama kilo da arttı. Pek çoğumuz incecik girdiğimiz bu süreci kilolu şekilde devam ettiriyoruz. Duygusal olarak da fiziksel olduğu gibi genişlediğimizi düşünüyorum. Önceleri virüsten ve ölüm haberlerinden son derece üzülen ve ağlayan ben şimdi biraz daha farklı duygusal tepkiler vermeye başladım. Maalesef biraz duyarsızlaştım. Yine üzülüyorum ama eskisi kadar kendimi harap etmiyorum. Salgınla ilgili ilk tepki olan korkularımız ve endişelerimiz azaldı. Bazen ister istemez “Aman napalım, eninde sonunda hasta olacağız, inş. kolay atlatırız.” cümlelerini çok kullandık. Eminim ki bu duygu durumu pek çok insanda kendini gösteriyor. Öğrenilmiş bir çaresizlik yaşıyoruz. Özgürlüğün kıymeti kendini öyle çok hissettirdi ki bundan sonrası için aileme, arkadaşlarıma ve aile dışındaki tüm sevdiklerime daha çok vakit ayıracağım. Doğanın güzelliğini daha çok önemseyip doğa gezilerimi artıracağım. Doğaya ve çevremdeki her şeye özenimi artıracağım.

Bu dönemde zor durumda kalan pek çok insan oldu. Hem maddi hem de manevi desteğe ihtiyaç çok arttı. İnsanlar bunalımlı dönemler geçirdi, halen de geçiriyor. Yoksulluk, salgın nedeniyle yaşanan maddi krizler pek çok aile için yıkıcı oldu. İnsanların birbirine tahammülü zaman zaman azaldı ve şiddet de arttı. Sürekli bir arada olan çiftler ciddi anlaşmazlıklar yaşayıp ayrıldı. Sonu düşünülmeden aile nüfusu arttı. Zar zor geçinen insanlar hanelerine bir çocuk daha ekledi. Yaşam daha da zorlaştı. Geçim derdi insanları ölüme bile sürükledi.

Uzaktaki aile bireylerine özlem arttı. Artık cenazeler bile kimsesiz kaldı. Çocuklar enerjilerini atamadıkları ve arkadaşlarından uzak kaldıkları için huysuzlaştı ve hırçınlaştı. Sıkıcı online eğitimler çocukların motivasyonunu daha da düşürdü.

Aile bireyleri tahammül sınırı bakımından bu dönemde sınandı. Anlayış olmakla birlikte bazen yerini gereksiz alınganlıklara, söz dalaşına bıraktı. Yanlış anlaşılmalar arttı. Hareketsizlik fiziksel ve ruhsal arttı. Duygular bir süreliğine sabitlendi; acı, özlem, huzursuzluk, bıkkınlık zaman zaman ağır bastı. Melankolik zamanlar geçirdik hepimiz. Psikolojik olarak sınırlarımız zorlandı bu dönemde. Süreç halen devam ediyor ama insanlık olarak biz biraz daha esnedik bu dönemde.

Salgın sürecinin olumsuz etkileri oldu, ölümler ile gelen duygusal yıkımlar ve alışkanlıkların değişimi insanoğlunu çok etkiledi. Ama her şeyde olduğu gibi iyi şeyleri de beraberinde getirdi salgın. Yeni ve yararlı alışkanlıklar da kazandık. Sağlığın değerini anladık ve başkalarının sağlığının bizim sağlığımız kadar önemli olduğu gerçeğini kavradık, bu anlamda sorumluluklarımız arttı. Her hareketimizde ellerimizi yıkadık, hijyene daha çok dikkat etmeye başladık. Maskesiz dışarı çıkmadık ve sevdiklerimiz de dahil herkesten uzak kaldık. Ailemizin ve sevdiklerimizin kıymetini daha çok anladık. Karşımızdakini daha çok düşünür olduk, “Aman benim yüzümden kimse hasta olmasın!” diye pek çok şeyden feragat ettik. İnsanların hem kendileri hem de başkalarını düşünerek hareket etmesi insandaki empati yetisini ve vicdan muhakemesini geliştirdi. Bir şey yaparken artık sadece kendimizi düşünmeyip karşımızdakini de düşünür olduk.

Sağlık, aile, paylaşım, sevgi, birlikte vakit geçirme gibi pek çok değerimizi doyasıya yaşadık. Evdeki sorumluluklar eşit paylaşılınca paylaşımlar da arttı. Birlikte işler yapıldı ve birlikte zaman geçirildi. Yeni aktiviteler oluşturuldu.

Doğa insanın verdiği zararı onarmaya başladı, insanların yokluğuyla yenilenmeye başladı. Yardımlaşma değeri ve merhamet arttı. Askıda fatura gibi sosyal yardımlaşma projeleri arttı. Kısıtlamaların biraz da olsun gevşemesiyle insanlarda hareketlilik başladı. Yavaş yavaş toparlanmaya çalışan insanoğlu doğanın kıymetini anladı ve ona artık daha saygılı davranmaya başladı.

İnsanlar salgın döneminde kendi içine döndü. Kendini anlamaya çabaladı. Yeni meslekler ve teknoloji hayatımızda daha etkin hale geldi. Teknolojinin gelişimi insanları bir araya getirdi. Haberleşme, görüşme ve gelişimi destekler nitelikte teknoloji yoğun olarak kullanıldı. Yeni alışkanlıklardan biri de online yapılan sohbetler oldu. İnsanlar teknoloji sayesinde sevdikleriyle, arkadaşlarıyla online da olsa görüştü. Eğitimler, toplantılar online olarak devam etti.

Dönemin bana kattığı yenilikler de saymakla bitmez; koç olarak bir sürü eğitim aldım, pek çok gönüllü koçluklarım oldu. Kendime döndüm ve gelişimimi artırdım. Farkındalıklarımı hayata uyarlamaya çalıştım, bir kısmında da başarılı oldum. İnsanların içlerini dökmeleri ve rahatlamaları bu dönem en büyük ihtiyaçlardan oldu. Ben de elimden geldiğince değerli hocalarım ve koç meslektaşlarımla taşın altına elimi koydum. İnsanların düşündüklerini uygulamaları için onları harekete geçmeye teşvik ettim. Pek çok grupla koçluk ve mentorluk çatısı altında buluştum. Yeni insanlar tanıdım ve çok şey öğrendim. Yaşadıklarım genelde ilişkilerime olumlu yansıdı. Bu süreçte emeğimin karşılığını unvan alarak taçlandırdım. Koçluğumu geliştirmek ve insanlara daha doğru şekilde destek olabilmek amacıyla halen gelişimimi ve eğitimlerimi sürdürüyorum. Online eğitimler sayesinde evimden bu süreci kendime ve çevreme daha yapıcı hale getirdim.

Değerli hocalarımı ve meslektaşlarımı tanımak bana bilgi, beceri kazandırdı, mutluluk ve huzur verdi. Birilerine fayda sağlamak değerim bu dönem çok beslendi. Etkili dinleme, odaklanma, anda kalma, empati kurma ve ileri-geri bildirim verme yetilerim gelişti. Bu sayede insanları daha iyi anlamaya ve destek olmaya başladım. Ulaşmak istediğim ebeveyn modeline yaklaşmaya başladım, kızımla aramızdaki ilişki ve eşimle olan ilişkim daha empatik ve daha yumuşak bir hal aldı. Kendime döndükçe geliştirmem gereken yönleri ve değiştirmem gereken alışkanlıklarımı daha net kavradım. Bu da yaşam kalitemi artırdı. Zamanı daha etkili kullanma, hareketliliğimi artırma, yeni insanlar tanıma, gelişimimi artırma salgın döneminin bana getirileri oldu.

Salgın sürecinin yazamadığım daha pek çok etkisi var ama ben aklıma ilk gelenleri sizlerle paylaşmak istedim. Neden mi bunları yazıyorum çünkü aynı süreçleri hepimiz yaşıyoruz, aradaki fark ise bu süreçten neler öğrendiğimiz.

Sahi, siz bu süreçten neler öğrendiniz, bu süreç sizi nasıl etkiledi?

Etiketler:
Yorum Yok

Üzgünüz, şu anda yoruma kapalı.

Hemen Ara