Blog
-1
archive,paged,category,category-blog,category-1,paged-4,category-paged-4,bridge-core-2.0.5,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-19.2.1,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.5,vc_responsive

Blog

Özgürlük, yıllardır insanların verdiği mücadelenin ana kaynağıdır. İnsan özgürlüğüne düşkün bir varlıktır ve özgürlük için...

Merhaba, bu yazımda kişisel gelişime değinelim istedim. Herkesin gelişimle ilgili benzer tanımları oluyor. İşin içine...

Siz en çok hangisini yapıyorsunuz? Bir koç olarak şunu söyleyebilirim ki pek çoğumuz dinlemek yerine duyuyoruz....

Hepimizin hayatında üstesinden gelemediğimiz sıkıntılarımız ya da ulaşamadığımız hedeflerimiz var. Bazen sıkıntılarımız, hedeflerimiz için birine...

İnsanları diğer canlılardan ayıran en büyük özellik sizce nedir? Tabi ki düşünme ve sorgulama yetimiz....

Dinlemek mi, duymak mı? Hangisini daha çok yapıyorsunuz?

Hayatımızın büyük bir bölümünün dinleme ile geçtiğini düşünebiliriz fakat pek çoğumuz dinlemenin önemini bilmiyoruz. Etkin dinlemediğimiz için hayatımızda pek çok fırsatı kaçırıyoruz aslında. Dinlediğimizi düşünüyoruz ama çoğu zaman sadece duyuyoruz.  İkisi arasındaki fark nedir?

Dinlemek mi?

Bazen insanların sadece seslerini duyarız, ne dediklerini anlamaz, söylenenleri tekrarlattırırız. Geçen gün kızıma matematik sınavıyla ilgili bir soru sordum. Kızım yüzüme baktı ama cevap vermedi. Çünkü beni sadece duydu, dinlemedi. Birkaç kez seslendim, dikkatini toplayıp beni dinleyince soruma cevap verebildi. Duymak için ses yeterken dinlemek için dikkat ve ilgi gerekiyor. Peki nedir dinlemek? Dinlemek kelimelere derin anlamlar kazandırmak, onların üzerinde düşünmektir. Dinleyen kişi anlatılanlara hakimdir; yargılama, yadırgama, tavsiye verme gibi karşısındaki kişiyi olumsuz etkileyecek şeylerden uzak durur. Çünkü anlatılan konu üzerinde iyice düşünür. Dinlemenin amacı, karşısındaki kişinin ne söylediğini anlamaya yöneliktir. Birey, karşısındaki kişi konuşurken onun ne söylediğini dinlemeyip kendi vereceği cevabı düşünürse burada dinleme yerine duyma eylemi gerçekleşir. İnsanlar kendi söyleyeceklerini düşündükleri için dinleme yerine daha çok duyarlar. Odaklı ve düşünerek dinlemenin, bizim de dinlenmemiz açısından önemli olduğunu unutmayalım. Şöyle düşünün: Karşımızdaki kişi bizi sadece duyuyor, anlattıklarımızla ilgili hep kendi düşüncelerini söylüyor, istemediğimiz halde bize tavsiyeler veriyor. Ne hissedersiniz? Ben kendimi önemsiz hissederim ve o kişiyle bir süre iletişim kurmak istemem. Bu yüzden insan ilişkileri dinlemeye, duymaya göre artar ya da azalır.

Duymak mı?

Geçen hafta markete gittiğimde iki kadın tartışıyor, birbirlerine hakaret ediyordu. Kişileri sakinleştirmek için araya girdim. Kargaşanın nedenini sorduğumda ikisi de aynı anda konuşmaya başladı. O an sadece bir şeyler dediklerini duydum ama ne söylemek istediklerini anlamadım. Çünkü yüksek sesle ve aynı anda konuştukları için onları dinleyememiştim. Ortalık biraz sakinleşince ve tartışan kişiler birbirlerini dinlemeye başlayınca sorunun çözümünü de buldular. Sadece duymak gürültü ve anlaşılmazlık getirdi ama işin içine dinlemeyi de katınca olay çözüldü. Duymak, kelimeleri basitçe anlamlandırmaktır. Duymada kişi sadece sesi duyar ve basitçe anlamlandırır, duyduğu şey üzerine düşünmez. Duyan kişi diyaloglarında sadece vereceği cevabı düşünür. Karşı tarafın ne söylediğiyle ilgilenmez. Karşı taraf istemese bile ona tavsiye verebilir, onu yargılayabilir ya da ona sürekli kendi düşüncelerinden bahsedebilir. Bilir diyorum çünkü çoğu zaman bunu yaparken yaptığının farkında değildir. Farkında olmasa da karşısındaki kişi bu durumdan rahatsız olur. Misal; arkadaşlarınızla buluştunuz. Herkes bir konuyla ilgili kendi düşüncelerini söylüyor. Konuşan kişiyi herkes duyuyor ama dinlemiyor. Çünkü herkes kendi söyleyeceği şeyi düşünüyor o sırada. Bu durumda nasıl bir ortam oluşur sizce?

Etkili Dinlemek

Etkili dinleme karşımızdakinin söylediklerine odaklanarak, onu yargılamadan, yönlendirmeden, ona tavsiye vermeden dinlemektir. Karşımızdaki kişinin ne anlatmak istediğine odaklanmaktır. Konuşurken göz teması kurmak, beden dilini kullanmak, konuşanın sözünü kesmemek onu DİNLEDİĞİMİZİ gösterir. Yani sadece duymuyoruz dinliyoruz demektir. Karşımızdaki kişileri ne kadar anladığımız onları nasıl dinlediğimizle doğru orantılıdır. Kişiyi anlamak, onunla iletişime geçmenin en önemli basamağıdır. Bu yüzden anlamaya yönelik dinlemek önemlidir. Atalarımız boşuna "İki dinle bir söyle." dememiş. Biz koçlar için de en önemli yetkinlik dinlemedir. Müşterilerimizi an'da kalarak, söylediklerine odaklanarak, beden dillerine dikkat ederek, gerektiğinde yansıtma ve geribildirimler vererek dinleriz. Onları yargılamaz, yadırgamaz, yönlendirmez, itip çekmeyiz. Süreç içerisinde müşterinin ne kadar değerli olduğunu bunları yaparak hissettiririz. Bazı seanslarımız sadece dinlemekle de geçebilir. Başkaları tarafından hep müdahaleye uğramış, yönlendirilmiş müşterilerimiz için koçluk süreci bu anlamda da çok değerlidir. Gerçekten, tüm odağıyla sizi dinleyen ve anlamaya çalışan, çözümlerinizi sizin üretmenizi sağlayan bir sistem düşünsenize, size neler hissettirir kim bilir? Bu yazımda sizinle dinleme ve duyma üzerine paylaşımda bulundum. Siz çoğunlukla hangisini yapıyorsunuz; dinliyor musunuz, duyuyor musunuz?

Hemen Ara